24 Mart 2020 Salı

Sinema Tutkusunu En İyi Anlatan Yerli Filmler

Sinema içerisinde birden fazla sanat dalını hiç kuşkusuz bir şekilde görüyorsunuz. Örnek vermek gerekirse de bir belge sinemanın ''belgesel film'' konusu bir ressam yahut, heykel olabilmektedir. Başka bir bakış açısıyla düşünecek olursak bir sinema filminin konusu tamamen müzik veya ressamın işine olan aşkı olabiliyor. Bunu da bir sinema filmi içerisinde görmek mümkündür. Bunun tersi bir durum henüz söz konusu olmamıştır.

Dileyen Arkadaşlar okumak yerine videoyu izleyip aynı zamanda dinleyebilir.
Video Linki: https://www.youtube.com/watch?v=7P_rGCeyPx4



Sinema aşkını filme dökmüş yönetmenler ve onların filmleri:

- Neden Tarkovsky Olamıyorum - Murat Düzgünoğlu
- İki Süper Film Birden - Murat Şeker
- Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak - Ahmet Uluçay
- Mayıs Sıkıntısı - Nuri Bilge Ceylan
- Unutulmayanlar - Ayhan Sonyürek
- Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni - Yavuz Turgul
- Zıkkımın Kökü - Memduh Ün & Tunç Başaran
- Gözümün Nuru - Melik Saraçoğlu & Hakkı Kurtuluş
- Böcek - Bora Tekay
- Sinema Bir Mucizedir - Tunç Başaran
- Lal - Semir Aslanyürek
- Pek Yakında - Cem Yılmaz
- Beyoğlu'nun Arka Yakası - Şerif Gören
- Kayıp Cennet İnsanları - Ümit Cin Güven
- Hollywood Kaçakları - Muammer Özer
- Musa - Serhat Karaaslan
- Su da Yanar - Ali Özgentürk
- Gece Yolculuğu - Ömer Kavur
- Patron Mutlu Son İstiyor - Kıvanç Barönü
- Film - Kerem Topuz


Dileyen Arkadaşlar okumak yerine videoyu izleyip aynı zamanda dinleyebilir.
Video Linki:

Türkiye'de Düzenlenen Film Festivalleri

Listeye ve yazıya eklemeler yapmak isteyenler eyupkaanyoksu@gmail.com adresine mail atabilir veya https://www.instagram.com/eyupkaanyoksu sosyal medya hesabı üzerinden mesaj gönderebilirler. - Ayrıca sizlerde festivallerde finale kalcak ve ödüller alacak filmler çekmek istiyorsanız linki tıklayıp sizler için hazırladığımız videoyu izleyebilirsiniz:  https://www.youtube.com/watch?v=qPowsHK783U&t=37s



Sinema filmleri, Kısa filmler, belgesel filmler, animasyon filmler için başvuru yapılabilecek film festivalleri listesi:

1 - Adana Altın Koza Film Festivali
2 - Antalya Altın Portakal Film Festivali
3 - Ankara Uluslararası Film Festivali
4 - Atıf Yılmaz Kısa Film Festivali
5 - Antalya Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali
6 - Bozcada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali
7 - Bakırköy Uluslararası Çevre Kısa Film Festivali
8 - Bodrum Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali
9 - Bozüyük Metristepe Sinema Festivali
10 - Uluslararası Boğaziçi Film Festivali
11 - Başka Sinema Ayvalık Film Festivali
12 - Bergama Çevre Filmleri Festivali
13 - Canlandıranlar Film Festivali
14 - Çeşme Film Festivali
15 - Çalı Köy Filmleri Festivali - Bursa
16 - Diyarbakır Kısa Film Festivali
17 - Eskişehir Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali
18 - Malatya Uluslararası Film Festivali
19 - Hisar Kısa Film Şeçkisi - İstanbul
20 - Rotary Kısa Film Festivali - İstanbul
21 - Gaziantep Uluslararası Göç Filmleri Festivali
22 - Konya Çocuk Film Festivali - Konya
23 - İzmir Uluslararası Mülteci Film Festivali
24 - Kayseri Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali
25 - Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali
26 - Uluslararası İzmir Film Festivali - İzmir
27 - İnönü Üniversitesi Uluslararası Kısa Film Festivali
28 - İstanbul Çevre Kısa Film Yarışması
29 - Kapadokya Film Festivali - Nevşehir
30 - Uluslararası The Cartoon Mill Çizgi Film Festivali - Antalya
31 - Uluslararası Kristal Kamera Kısa Film Yarışması
32 - İstanbul Uluslararası Kısa Film Yarışması
33 - Köyceğiz Kaunos Altın Aslan Türk Filmleri Festivali - Muğla
34 - Sinema Burada Festivali - İzmir
35 - Uluslararası Kadın Yönetmenler Kısa Film Festivali - Kadıköy
36 - Kız Kalesi Film Festivali - Mersin
37 - Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali - Safranbolu
38 - İzmit Uluslararası Kısa Film Festivali - Kocaeli
39 - Türk Dünyası Belgesel Film Festivali - Beyoğlu
40 - İstanbul Bağımsız Filmler Festivali - İstanbul
41 - Okan Üniversitesi Öğrenci Filmleri Festivali - İstanbul
42 - Erzincan Uluslararası Kısa Film Yarışması - Erzincan
43 - Marmaris Uluslararası Kısa Film Yarışması - Muğla
44 - Engelsiz Filmler Festivali - Ankara
45 - Samsun Uluslararası İşçi Filmleri Festivali
46 - Uluslararası Çocuk Hakları Film Festivali - İstanbul
47 - Niğde Uluslararası Kısa Film Festivali - Niğde
48 - Rize Uluslararası Çay, Doğa ve Gençlik Filmleri Festivali
49 - İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali
50 - Uluslararası İstanbul Deneysel Film Festivali
51 - Fashion Film Festivali
52 - Uluslararası Siirt Kısa Film Festivali
53 - Kısa-ca Uluslararası Öğrenci Filmleri Festivali
54 - Uluslararası Zeugma Film Festivali
55 - Uluslararası Yılmaz Güney Kültür ve Sanat Festivali
56 - Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali
57 - Ankara Gezici Festival
58 - Sinemardin Uluslararası Film Festivali
59 - Pembe Hayat Kuirfest
60 - Antakya Uluslararası Altın Defne Film Festivali

23 Mart 2020 Pazartesi

Karantina Boyunca Evde Ücretsiz ve Şifresiz İzleyebileceğiniz Filmler

Listeye ve yazıya eklemeler yapmak isteyenler eyupkaanyoksu@gmail.com adresine mail atabilir veya https://www.instagram.com/eyupkaanyoksu sosyal medya hesabı üzerinden mesaj gönderebilirler. - Ayrıca sizlerde festivallerde finale kalcak ve ödüller alacak filmler çekmek istiyorsanız linki tıklayıp sizler için hazırladığımız videoyu izleyebilirsiniz:  https://www.youtube.com/watch?v=qPowsHK783U&t=37s


Filmlerinizi Bekliyoruz !! Bize ulaştırın bizlerde yayınlayalım...

Karantina boyunca evde dilediğiniz gibi ücretsiz, şifresiz izleyebileceğiniz festivallerden kısa filmler ve belgeseller:

- Yönetmen: Hasan Ete: Meryem Ana - Belgesel Film
Link: https://www.youtube.com/watch?v=Gr8WUCh0tAY&feature=youtu.be




- Yönetmen Mehmet Yamak : Cinayet Var! - İnternet Dizisi
Link: https://www.youtube.com/watch?v=ju93XeDpo94&feature=youtu.be



- Yönetmenler Eyüp Kaan Yoksu & Yusuf Sevinç - Dengbej - Belgesel Film
Link: https://www.youtube.com/watch?v=RCZ4Cn6csHY&t=8s



- Yönetmen Ümit Ünal - Sofra Sırları - Uzun Metraj Sinema Filmi
Link: https://www.youtube.com/watch?v=EcbjD3FaUwU



- Yönetmenler Tufan Şimşek & Ozan Sihay - Leke - Kısa Film
Link: https://www.youtube.com/watch?v=-6rSmxeylD0&feature=youtu.be



- Yönetmen Nuri Cihan - Sırayet - Kısa Film
Link: https://vimeo.com/226193422


- Yönetmen Hasan Ete - Meftun - Belgesel Film
Link: https://www.youtube.com/watch?v=StAWO85T324



- Yönetmen Çayan'ın Arkadaşları - Arkadaşımız Çayan - Belgesel Film
Link: https://www.youtube.com/watch?v=V6Rj3vXQkdk&feature=youtu.be



- Yönetmen Elif Sözen - Kutlama - Kısa Film
Link: https://vimeo.com/277867672



- Yönetmen Barış Atay - Eksik - Sinema Filmi
Link: https://vimeo.com/357181470?ref=tw-share



- Yönetmen Vedat Oyan - Mavera - Kısa Film
Link: https://vimeo.com/171553288



- Yönetmen Ömer Ferhat Özmen - Karganın Aşınan Gagası - Kısa Film
Link: https://www.youtube.com/watch?v=OFFrW3mIeK0&feature=youtu.be



- Yönetmen Deniz Özden - Cemile'nin Takıntısı - Kısa Film
Link: https://www.youtube.com/watch?v=cZeCoQDka8U&t=702s


- Yönetmen Mine Özgüle - Bir Keresinde Tüm Seans Boyunca Sustum - Kısa Film
Link: https://vimeo.com/399444101



- Yönetmen Buğra Mert Alkayalar - Ayrık - Kısa Film
Link: https://vimeo.com/265336487



- Yönetmen Ruken Tekes - Heverk (Çember) - Kısa Film
Link: https://vimeo.com/236897048



- Yönetmen Özgürcan Uzunyaşa - Beyaz Bir Gece - Kısa Film
Link: https://www.youtube.com/watch?v=56LwLNFNtp8



- Yönetmen Halil Aygün - Dom - Belgesel Film
- Link: https://www.youtube.com/watch?v=CMmzxBFUamo


- Yönetmen L. Rezan Yeşilbaş - Be Deng (Sessiz) Kısa Film
Link: https://www.youtube.com/watch?v=fdgxVCeyUQE


- Yönetmen Selim Yıldız - Bira Mı Tetin (Hatırlıyorum) - Kısa Film
Link: https://vimeo.com/146864132/4d32a208ff


- Yönetmen Ezgi Kaplan - Balık Havuzu - Kısa Film
Link: https://vimeo.com/261442635



Yönetmenler: Melis Balcı, Ege Okal - Merkür - Kısa Film
Link: https://vimeo.com/159791789



- Ayrıca sizlerde festivallerde finale kalcak ve ödüller alacak filmler çekmek istiyorsanız linki tıklayıp sizler için hazırladığımız videoyu izleyebilirsiniz:
Link: https://www.youtube.com/watch?v=qPowsHK783U&t=37s


Dizi, Film,Kısa Film, Klip, Reklam vb. Çekimlerin En Çok Yapıldığı Mekanlar

Çekimlerin yapıldığı mekanların özelliklerini anlatmaya uzun uzun gerek yok diye düşünüyorum. Bir yerde çekim yapılabilmesi için estetik olması ilk sebeptirtir. Türkiye'de en çok çekim hiç kuşkusuz İstanbul'da yapılmaktadır. İstanbul'da dokusuyla, kültürel mirası ve doğal güzellikleriyle zengin bir şehirdir diyebiliriz. Fakat İstanbul dışında da çekim sıkça çekim yapılan yerlerde vardır. Unutmayın özel mülklerde belki para ödemek yeterli olacak ama kamusal alanlar için Valilik sitesinden mutlaka çekim izni almanızı öneririz. Aksi takdir de çekimleriniz sırasında sıkıntılar yaşanabilir.



En çok çekimlerin yapıldığı başlıca yerler şöyledir:

- Balat Semti

- Beykoz Kundura Fabrikası

- Kocaeli - İzmit Kağıt Fabrikası

- Kırklareli - Kıyıköy

- Kemer Country

- Kemerburgaz Platoları

- Üsküdar'daki Plato

- Kuzguncuk Semti

- Sarıyer - Meserburnu Caddesi

- Mardin Merkez ve Midyat

- Batman - Hasankeyf

- Bursa - Cumalıkazık ve Gölyazı

- Midwood İstanbul Film Stüdyoları

- Film Sokağı

- Küçükçekmece - Kibrithane

- Sancaktepe Plato - Çekmeyeköy

- Hangarist - Sarıyer


Türkiye Müzik Sektöründe Klip Denilince Akla Gelen Başarılı Yönetmenleri

 Hiç kuşkusuz bir şarkının bilinirliği şarkının dinlenebilirliğine ve video müzik klibinin kalitesine bağlıdır. Klip yönetmenleri müzik sektöründe en çok eleştirilen kişilerdir. Şarkıların bazen altyapısı kötü olur yahut şarkıların sözleri kötü olabilir. Tüm bunlara rağmen şarkıcılar ve menajerleri bir suçlu ararlar. En son çare olarak klip yönetmenini günah keçisi seçmektedirler. Fakat tam tersi durumlarda bazen olabilmektedir. Müzik klibi 200.000.000 kez izlenir. Bu defa da şarkıcı ve menajeri şarkımız çok güzel diyebilmektedir. Klibi çeken yönetmenin ve kamera arkasındaki ekibin emeği unutulabilmektedir. Hiç bugüne kadar çok izlenmiş bir şarkıcının ekibe sonradan güzellik yapıp bir ekstra bir kaşe (ücret) ödemesi yaptığını duymadık. ''malesef''




- Bedran Güzel

- Ahmet Can Tekin

- Murat Joker

- Nihat Odabaşı

- Kemal Başbuğ

- Metin Arolat

- Gülşen Aybaba

- Süleyman Yüksel

- Erkan Nas

- Kemal Kekeva

- Murad Küçük

- Tamer Aydoğdu

- Hasan Kuyucu

- Mustafa Özen

- Buğra Karaçam

- Ramazan Arslankaya

- Alişan Gökhan Yıldırım

- Gürcan Keltek

- Biray Dalkıran

- Ferit Çetinkaya

- Umur Turagay

- Elif Demiralp

- Mustafa Uslu

- Eyüp Dirlik

- Fatih Kızılgök

Fenerbahçelilerin Mutlak Ziyaret Etmeleri Gereken 15 Harika Yer

Listeye ve yazıya eklemeler yapmak isteyenler eyupkaanyoksu@gmail.com adresine mail atabilir veya https://www.instagram.com/eyupkaanyoksu sosyal medya hesabı üzerinden mesaj gönderebilirler.

''Fenerbahçe'' denince herkesin ilk olarak aklına hiç kuşkusuz Kadıköy ve Bağdat Caddesi civarı gelmektedir. Sarı lacivertli taraftarlar maç günleri deplasmana gidemiyorsa hiç kuşkusuz caddedeki mekanları dolduruyor. İşte Fenerbahçelilerin kendilerini özel hissettikleri anıtlar ve mekanlar ...



1- Bağdat Caddesi
2- Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu
3- Alex Heykeli
4- Develi Kalamış
5- Mersin Fenerbahçe Anıtı
6- Lefter Heykeli
7- Bahçelievler Fenerbahçe Euro League Heykeli
8- Fenerium Mağazaları
9- Maç Günü Kadıköy Sokak
10- Düzce Fenerbahçe Topuk Yaylası
11- Fenerbahçe Müzesi
12- Maç Günü Yoğurtçu Parkı
13- Nazlı'nın Yeri
14- Kadıköy Boğa Heykeli
15- Maçkolik Complex Kadıköy


21 Mart 2020 Cumartesi

Dönem Dönem İtalya Sineması Hakkında !

Dönem Dönem İtalya Sineması

İtalyan sinemasını size detaylandırmaya çalışsam sayfalarca yazı çıkar, altından kalkamayız. Sporda, tarihte, müzikte köklü bir tarihi olan Çizmenin, Sineması da bir o kadar köklü ve detaylı. Çok şükür onlar kendi sinemalarını bölümlere ayırmışlar da bizlere kolaylık oluyor. İtalyan Sineması zaman zaman değişen tarzları, çok önemli oyuncuları, filmleri ve akımları ile Avrupa'nın önde giden Sinemalarındandır. Aşırı detaylı olmasa da gelin bir inceleyelim.
Sinemanın keşfinden birkaç ay sonra 1896 yılının mart ayında İtalya'da ilk gösterimler yapılır. Sırasıyla Martta Roma ve Milano, Nisanda Napoli-Salerno ve Bari, Haziranda Livorno, Ağustosta Bergamo-Bologna ve Ravenna, Ekimde Ancona, Aralıkta Turin ve Pascera şehirlerinde gösterimler yapılır. Sinema o kadar çabuk benimsenir ki 1903-1908 yılları arasında Roma'da Cines, Turin'de Ambrosio ve İtala Film adı altında 3 film şirketi kurulur. Bunları birçok film şirketi takip eder. İtalya'da ilk çekilen film, tarihsel bir film olan Alberini'nin 1905'te çektiği La presa di Roma, 20 settembre 1870'dir(Roma'nın Fethi, 20 Eylül, 1870). Onu takiben çekilen filmler genel olarak kitaplardan uyarlamalar ve kendi tarihleri hakkında belgesellerdi. Örnek olarak Mario Caserini'nin Otelle(1906) filmini verebiliriz. Jül Sezar, Kleopatra, Nero gibi İtalya tarihinin önemli isimleri hakkında tarihsel filmler yapılmıştır. Lyda Borelli, Francesca Bertini ve Pina Menichelli zamanın ilk divaları olarak ön plana çıkarlar, hatta Francesca Bertini sinemada çıplak görünen ilk aktirist olur.
Enrico Guazzone'nin 1912 yapımı Quo Vadis ile Giovanni Pastrone'nin 1914 yapımı Cabiria filmi dönemin ilk çok para harcanan filmleri olur. Dediğim gibi İtalya'da sinema hep dönem dönem akımlara göre değişmiştir. 1911-1919 seneleri yapılan filmlerin hepsi Fütürizm filmleriydi. İşin kötü yanı o döneme ait fütürizm filmlerinin çoğu kaybolmuştur. Avrupa'da film şirketlerinin çoğalması ve 1.Dünya Savaşının başlaması ile İtalya Sineması duraklama dönemine girer. Bu döneme Silent Era yani Sessiz Dönem denir. Bu dönemin özelliği, yapılan filmlerin sessiz olması ve yapım yıllarından yıllar sonra yayınlanabilmiş olmalarıdır. Mario Camerini'nin Rotaio(1929) filmi ile Alessandro Blasetti'nin Sun(1929) filmi Sessiz Dönemin öne çıkan filmleridir.
1930 yılında Gennaro Righelli'nin La Canzone Dell'amore filmi İtalya'nın ilk sesli filmi olur. Onun peşinden gene Gennaro Righelli'nin Blasetti's Terra Madre(1930) and Resurrectio(1931) ve Camerini'nin Figaro and His Great Day(1931) filmleri gelir. Şahsen benim için İtalya Sinemasının eğlenceli kısmı 1930'dan sonra başlar. O dönemlerde İtalya Faşist bir yönetim tarafından yönetiliyordu. Devletin başında, başa 1922'de getirilmiş olan Benito Mussolini, yani Hitler'in kankası vardır. Mussolini, Sinemayı bir silah olarak görür ve propaganda aracı olarak kullanmaya başlar. O dönem yapılan filmlerin hepsine Telefoni Bianchi filmleri yani Beyaz Telefon Filmleri denir. Türü komedi ve melodramlardan oluşan bu filmler bir nevi halkı uyutmak için yapılır. Filmlerin içeriğinde hep zengin aileler, ihtişamlı mekanlar gösterilir, sanki tüm İtalya böyleymiş gibi davranılırdı. Türün adı da filmlerde görülen beyaz telefonlardan gelir. Esasında Telefoni Bianchi türe verilmiş resmi bir ad değildir, küçümseme amacında konmuş bir isimdir. Dönemin önemli Telefoni Bianchi filmleri Guido Brignone'nin Paradiso(1932), Carlo Bragaglia'nın O La Borsa O La Vita(1933) ve Righelli'nin Together in the Dark(1935) filmleridir. 1930 ile 1944 arası çekilen 639 filmin yarısı Telefoni Bianchi filmiydi.



Benito Mussolini bunlarla kalmayıp Cinecittà sinema stüdyosunu kurdurur. 1937'de tamanlanan Cinecittà o dönemin teknik ve teknoloji olarak en gelişmiş stüdyosuydu belkide. Cinecittà birçok filme ev sahipliği yapmıştır hatta günümüzde hala faaliyettedir ve hala içinde filmler yapılmaktadır. Daha sonra Federico Fellini ile en yakın ilişki kuran stüdyo olmuştur. Tabi Telefoni Bianchi filmleri birçok
yönetmenin canını sıkmıştır çünkü filmler gerçeği yansıtmamaktaydı. Halk zor durumdaydı ve bunu kimse bilmemekte, yansıtılmamaktaydı. Cinecittà sayesinde propagandasını ileri seviyeye taşıyan Mussolini'ye cevap 2. Dünya savaşından sonra gelir; Yeni Gerçekçilik Akımı!

2. Dünya Savaşının bitmesi ile İtalyan Yeni Gerçekçilik(Neorealism) akımı ortaya çıkar. Gerçeklerin gösterilmesini savunan yönetmenler kameralarını alıp sokağa çıkarlar ve gerçekleri çekmeye başlarlar. Bu akımın en önemli yanları, belkide parasızlıktan dolayıdır ya da devletin bu tarz filmleri sansürleyecek olmasından dolayı, yönetmenler stüdyolardan uzak dururlar. Film oyuncuları amatördür hatta çoğu hiç oyunculuk yapmamış insanlardır. Yalın, alışagelmişten uzak, gerçek dekorlar ile süsleniyordu filmler. Bazı filmlerin tamamlanması yıllar sürmüştür. Akımın ilk filmi de bir tartışma konusudur. Kimisi, Postacı Kapıyı 2 Kere Çalar kitabının uyarlanmış versiyonu olan Luchino Visconti'nin Ossesione(1942) filmi olduğunu söyler, kimiside, Roberto Rosselini'nin 1945 yapımı filmi olan Roma Citta Aperta(Roma Açık Şehir) olduğunu söyler. Hangisi akımın ilk filmi olursa olsun bu filmler dönemin gerçek yüzünü anlatan filmler olurlar. Onların ardından en çok ses getiren filmler Sciuscia(Kaldırım Çocukları, 1946), Paisa(Hemşire, 1946), Germanio Anno Zero(Almanya, Yıl Sıfır, 1948), Miracolo a Milano'dur(Miracle in Milan, 1951). Yeni Gerçekçilik döneminin en başarılı ya da en çok ses getiren filmi ise The Bicycle Thief(Bisiklet Hırsızları, 1948) olur. Filmin konusu; Aylar sonra iş bulan Ricci'nin işi yapmak için aldığı bisikletin çalınması ve başka çaresi olamasından dolayı oğluyla beraber bisikleti tüm şehirde arayıp bulmaya çalışması ve kaldığı zor durumlar.

Yeni Gerçekçilik akımı filmler bir yandan devlet ile mücadele verirken bir yandan da halkı bilinçlendirmeye, gerçekleri göstermeye çalışıyordu. Ossesione filmi ilk defa sinemada gösterildiğinde Mussolini salonu terk etmiş, terk ederken "Bu İtalya değil!" diye bağırmıştır. İşin garip yanı tüm dünyaya yayılmış olan bu akım İtalya'da sadece 10 yıl dayanabiliyor. Vittorio De Sica’nın 1952 yılında çektiği Umberto D. filmi, akımı bitiren resmi film olarak kabul edilir. Akımın bitmesinin nedeni hem İtalya'nın Ekonomisinin yükselmesi ile yaşam şartlarının düzelmesi hem de öncü olan kişilerin akımlarını terk etmesi oldu. Yeni Gerçekçilik akımının bitmesi ile yeni akımlar sırasıyla ortaya çıkmaya başladı. Böylece akıllarda sorularda kaldı, acaba Yeni Gerçekçilik başarılı olabildi mi? Başarılı olmadı dense bile çok ama çok şey kattığı kesin.

Şimdi biraz hızımızı arttıralım. Yeni Gerçekçilikten sonra sırasıyla Pink Neorealism, Peplum, Spaghetti Western, Diallo, Polizieschi akımları gelir. Pink Neorealism döneminde İtalya'nın yükselişi, sosyal ve komedi temalı filmler çekilmiştir. Dönemin öncülerinden biri, yeni gerçekçiliği bitiren filmi yapan Vittorio De Sica'dır. Pink Neoralism 1954-1961 yılları arasında yer bulurken aynı yıllar arasında Peplum adlı akımda başlar. 1958'de Hercules filminin yayınlanması ile İtalyan Film Endüstrisi mitolojik ya da incil temalı filmlere yönelir. Bu filmlere örnek olarak Mario Bava'nın Ercol Al Centro Della Terra(Hercule In The Haunted World) ile I Sette Gladiatori(The Seven Gladiators, 1964) filmleri gösterilebilir. 1960-1975 arası ise Spaghetti Western filmleri yapılır. Bir grup İtalyan yönetmenin başlattığı bu akımla 15 senede yaklaşık 600 film çekilir. Spagehetti Western ya da Italo-Western bildiğimiz tipik düşük bütçeli kovboy filmleriydi. Dönemin başını çeken kişide Sergio Leone'dur. Daha sonra gene aynı dönemlerde korku filmleri çekilmeye başlanır. Mario Bava, Riccardo Freda, Antonio Margheriti ve Dario Argento'nun başlattığı korku filmi akımının başlıcaları filmleri şunlardır: Black Sunday(1960), Castle of Blood(1964), Twitch of the Death Nerve(1971), L'uccello Dalle Piume Di Cristallo(1970), Profondo Rosso and Suspiria(1977). Tabi İtalyanlar aksiyon filmlerinden de geri kalmazlar. Polizieschi adı altında birçok polisiye film çekilir ve bu filmlerin başlıca aktörlerinden biri çoğumuzun adını ara sıra duyduğu Alain Delon'dur.

Bu akımların hepsi 1960 ile 1980 arası gerçekleşir. 1980 senesi geldiğinde ise İtalyayı kriz vurur. Bu krizden de yararlanmasını bilen İtalyanlar sanat filmlerine yönelirler. Dönemin öne çıkan isimlerinden biri, hatta İtalya Sinemasının en büyük isimlerinden biri olan kişi Federico Fellini'dir. Gerçi Fellini Yeni Gerçekçilik Akımı sırasında da La Strada(Sonsuz Sokaklar, 1954) filmi ile oradaydı. Bu yazımda
kendisinden pek bahsetmedim çünkü Fellini için bizzat bir yazı yazacağım. Devam edelim... Tabii sanat filmlerinin ortaya çıkması ile ödüllerde artış olur. Hazır ödül demişken 1961'e geri dönelim ve Sophia Loren'den bahsedeyim. Kendisi 1961 senesinde Akademi Ödülü kazanan ilk yabancı kadındır. Tekrar devam ediyorum... 1980'lerde ki yeni jenerasyon sayesinde İtalya Sineması epey yükselir. Guiseppe Tornatore 1990 yılında En İyi Yabancı Film dalında Akademi Ödülü kazanır. Onu takiben 1992 yılında Gabriele Salvatores, Mediterraneo filmi ile aynı ödülü İtalya adına tekrar kazanır. 1998 yılında ise Roberto Benigni, Life Is Beautiful filmi ile Akademi Ödüllerinde 3 dalda oscar kazanır. Saymaya devam edersem bu ödüller böyle akar gider. Kısaca özetlersem ama En İyi Yabancı Film dalında 13 Akademi Ödülü ve 12 Palmes d'Or Ödülü. Bu da İtalyayı en çok Akademi Ödülü ve 2. en çok Palmes d'Or ödülü kazanan yabancı ülke yapıyor.

Şuana bakarsak İtalya Sineması güvenilir ellerde. Şuan sinemalarda takip ettiğimiz çoğu yönetmen ya da oyuncu esasında İtalya kökenlidir. Martin Scorsese, Frank Capra, Quentin Tarantino gibi yönetmenler ve Sylverster Stallone, Al Pacino, Marlon Brando gibi oyuncular esasında İtalya kökenlilerdir. Bu kişiler İtalya'nın dünyaya armağanlarıdır. Esasında yazabileceğim daha o kadar çok şey var ki İtalya Sineması hakkında ama hepsini yazsam okumaktan sıkılırsınız. Birkaç ufak detaydan daha bahsedecek olursam, İtalya gelişmiş bir ülke olduğunu sinema salon sayısı ile gösteriyor; 148 sinema salonu. Aktif bir sinema seyirci sayısı ve ben bu yazıyı yazarken en çok izlenen film bir İtalyan filmiydi. Ortalama bir İtalyan yılda 25 bin dolar kazanıyor, sinema bence pahalı olmamalı. Ortalama 8 euro olan bilet fiyatı diğer kuzeye nazaran çok daha ucuz. Tabii ki her yazımın sonunda yaptığım gibi gene bir film önerisinde bulunacağım. Yeni Gerçekçilik döneminin en önemli filmi olarak sayılan Bisiklet Hırsızı'nı denemeye ne dersiniz?